0-1 Yaş Çocuk Beslenmesi

Bebeğin doğmasıyla birlikte bebeğin nasıl beslenmesi gerektiğiyle ilgili birçok fikir ortaya atılır. Bu durum anne ve babalarda bebeğimi neyle beslemeliyim, sadece anne sütü yeter mi, acaba bebeğim doydu mu, katı besinlere ne zaman geçmeliyiz, hangi besinleri vermeliyiz gibi soruların oluşmasına neden olur. Bu nedenle anne ve babanın ya da bebeğin bakıcısının, bebeğin beslenmesiyle ilgili yeterli bilgiye sahip olması çok önemlidir.

Doğa bebekler için en ideal beslenmeyi sağlamıştır. Bu da anne sütüdür. Tek başına anne sütü, bebekte en uygun büyüme ve gelişmeyi yaşamın ilk 4-6 ayında sağlar. Çünkü anne sütü; bebeklerin büyümesi, gelişmesi ve enerji gereksiniminin karşılanabilmesi için gerekli tüm faktörleri içeren özel bir sıvıdır.

Anne sütüyle beslenen bebekler alerji ve sık görülen hastalıklardan kurtulur. Anne sütü içerdiği koruyucu faktörler ve antibodylerle orta kulak iltihabı, pnömoni, bağırsak enfeksiyonları gibi hastalıkları ve ani bebek ölümlerini önler.

Yapılan araştırmalar, anne sütüyle beslenen çocukların ilerleyen yaşlarda kronik hastalıklara yakalanma olasılığının daha düşük olduğunu göstermiştir. Anne sütü temiz, pratik, hazmı kolay olması ve içinde bebeğin sağlıklı büyüme ve gelişmesinin sağlanması için gerekli olan tüm besinleri de içermesi açısından ilk 6 aylık dönemde en ideal besindir.

 ANNE SÜTÜ

 Anne sütünün doğumdan sonra iki ile dört gün arasında koyu ve sarı renkte olan kısmına kolostrum denmektedir. Kolostrum olgun süte göre bebeği hastalıklardan koruyan antikorlara daha fazla sahiptir. Bu nedenle kolostruma bebeğin ilk aşısı da denmektedir. Bebeğin 1 hafta süresince emdiği kolostrum, bebeği bağırsak enfeksiyonlarına karşı korumuş olur. Doğumdan sonraki 5-10 günde salgılanan süt ise geçiş sütüdür. Bu sütün besin ve immünolojik içeriği süreç içinde değişir, 10 gün sonra olgun süt özelliğini alır.

Anne sütü proteinleri bebek için en ideal yapıya sahiptir. İnek sütünde bulunan ve bebekte alerji, solunum sisteminde bozukluk ve döküntülere neden olabilen ß-laktoglobulin(bir çeşit protein) anne sütünde bulunmaz. Anne sütündeki proteinler kolay sindirilip, emilebilirler. Ayrıca anne sütünde, inek sütüne göre 30-40 kez daha fazla bulunan taurin proteini bebeğin büyümesinde ve merkezi sinir sisteminde önemli rol oynar.

Anne sütünün verdiği enerjinin yaklaşık yarısı yağlardan gelir. Anne sütü yağının sindirim ve emilimi kolaydır. İçerdiği yağ asitleri çocuğun beyin gelişiminde, göz işlevlerinde ve hücre yapısında kullanılır.

Anne sütünün şekeri laktozdur. Anne sütündeki laktoz kolay ve yavaş sindirildiğinden kan şekerini bebeğe uygun olarak düzenler, diğer besinlerin emilimine yardımcı olur. Bu beyin dokusu gelişimi için de önemlidir. Anne sütünde besleyici olarak önemli miktarda glikoz ve galaktoz gibi basit şekerler ile bebeği enfeksiyonlardan koruma özelliğine sahip oligosakkaritler ve bazı kompleks karbonhidratlar da bulunur.

Anne sütündeki vitaminlerde, işlem ile kayıplar olmadığından kullanılırlıkları ve emilimleri yüksektir. Vitaminler; bebeğin hastalıklara karşı korunmasında, hücre sağlığının sürdürülmesinde, sinir sisteminde, enzimlerin yapısında görev alırlar. Anne sütünde K ve D vitaminleri dışındaki vitaminler yeterlidir.

Kalsiyum, bebekte diş ve kemik sağlığı için gereklidir. Anne sütündeki kalsiyumun emilimi fazladır. Kan hücrelerinin yapısına katılan demirin de anne sütündeki kullanılırlığı ve emilimi diğer sütlere göre çok daha fazladır. Anne sütü alan bebeklerde bakır(beyin sinir ve enzimlerin yapısında bulunan bir eser element) yetersizliği görülmez. Ayrıca sodyum iyonu içeriğinin düşüklüğü bebeğin gelişmemiş

böbrek işlevlerine fizyolojik olarak uyum gösterir.

 FORMÜLALAR

 Emzirme anne sütünü uyarır ve bebeğin her istediğinde emzirilmesi süt üretimini sağlar. Her ne kadar emzirme annenin özgürlüğünü kısıtlamış olsa da ek formüla verilmesi bebeğin annesini emmesini engeller. Bebek için en uygun beslenme annesinden anne sütünü emmesi olsa da emzirme her kadın için uygun olmayabilir. Seyrekte olsa fiziksel nedenlerle bebeklerini emziremezler. Bazıları ilaç kullandığı için, bazıları kültürel nedenlerle emziremeyebilir. Bu tip durumlarda biberonla beslenme sağlıklı bir seçenek olabilir.

Sütü yeterli olmayan veya bebeği emziremeyen anneler bebek formülalarından kullanabilir. Bu formülalar beslenme yönünden anne sütüne benzetilmiş olsa da çocuğu alerjiden ve diğer hastalıklardan koruyucu özellikleri yoktur. Bebek formülaları da bebeğin besin öğesi ve enerji gereksinimini karşılamaktadır. Yalnız formüla ile beslenen bebeklere, ek besinler başlanmış olsa da 1 yaşına kadar formülalar verilmeye devam edilmelidir.

Formülaları kullanmadan önce mutlaka üzerinde yazanlar özenle okunmalıdır. Çok fazla su konması seyrelmesine neden olur. Bu da çocuğun yeterli besin öğeleri almadan sıvının hacminden dolayı doyması anlamına gelebilir. Yine çok az su konması da formülanın çok yoğun olması demektir. Konsantrenin yoğun olması da sindiriminin güçleşmesine neden olacaktır. Formülaların kullanılırken dikkat edilmesi gereken diğer önemli bir nokta da aynı formülanın kullanılmasıdır. Doktorunuz veya beslenme uzmanınız uyarmadığı sürece formüla değiştirilmemelidir. Yeni bir formülada içerik değişebilir ve bu farklılık bebeğinizde olumsuzluklara neden olabilir.

 İNEK SÜTÜ

Kalsiyum ve protein bakımından zengin olan süt, oyun çağı çocukları ve yetişkinler için ideal bir besindir. Ancak 12 aydan küçük bebekler için uygun bir besin değildir. Yüksek protein içeriğinin bebeklerin gelişmemiş sindirim sisteminde sindirilmesi ve kullanılması zordur. Potasyum ve sodyum miktarı da bebekler için önerilenden fazladır. İnek sütünün demir içeriği düşük ve iyi emilebilen bir demir değildir. Bu nedenle demir ihtiyacını karşılanması inek sütüyle mümkün değildir. Aynı zamanda bebeğin büyüme ve gelişmesi için gerekli olan çinko, C ve E vitamini, bakır, elzem yağ asitlerini de sağlayamaz. Anne sütü olmayan ve formüla temin etmek için olanakları yetersiz olanlar dışında, yani en son çare dışında, 12 ay öncesi bebeklere inek sütü verilmesi uygun değildir.

 EK BESİNLERE GEÇİŞ

 Ek besinlere başlamak bebek beslenmesinde yeni bir maceradır. 4 ile 6 ayda bebekler fiziksel olarak katı besinlere başlamaya hazırdır. Unutmayın ki, her bebek farklıdır. Yaş sadece kaynaktır. Eğer bebek hazır değilse ek besinleri tüketmek istemeyecektir. Baskı yapılması çocuğun besinlerden soğumasına, anne ve baba üzerinde de psikolojik baskıya neden olabilir.

İlk katı besin olarak demirle zenginleştirilmiş tahılı kaşıktan yemeği öğrenmek bebek beslenmesinde önemli bir geçiştir. Bu bağımsızlığa ve tek başına beslenmeyi öğrenmeye doğru bir adımdır. Çiğneme ve yutma yeteneklerini destekler.

Ek besine başlayacağınız zaman için, bebeğinizin sakin ve çok aç olduğu bir zamanı seçin. Çünkü bebekler tok olduklarında yeni tatları deneme istekleri az olabilir. Çok hızlı veya yavaş yedirmeyin. Süreyi ve aralığı bebeğinize bırakın. Bebek verdiğiniz besini reddediyorsa baskı yapmayın. 7-10 gün sonra tekrar deneyin. Baskı yapmanız o besinden daha çok soğumasına neden olabilir.

İlk başlarken seçeceğiniz tahıl çeşidi pirinç olmalıdır. Pirincin herhangi bir alerjik reaksiyon yaratma riski yoktur. Bebeklerin bazı besinlere karşı alerjisi olabilir. Bunu kızarma, ishal, kusma, kaşınma gibi reaksiyonlarla anlayabilirsiniz. Birçok bebek sindirim ve bağışıklık sistemleri olgunlaşınca düzelirler. Yeni bir katı besin verdiğinizde aynı gün başka yeni bir besini vermeyin. Başladığınız besine karşı çocuğunuzda herhangi bir reaksiyon gelişip gelişmediğinizi anlayabilmek için her gün yeni bir besin deneyin. Aynı anda veya aynı gün içerisinde 2 veya daha fazla yeni besini denediğinizde hangi besine karşı reaksiyon oluştuğunu anlayamazsınız.

Bebeğiniz tahılları kabul ettikçe sırasıyla yavaş yavaş sebzeleri, meyveleri, et, yumurta, peyniri bebeğinize tattırmalısınız. Besinleri yutması kolay olacak şekilde hazırlamalısınız. Meyve suyunu verirken biberonla değil bardakla vermelisiniz. Biberonla meyvenin içindeki şekerle dişlerinin teması daha çok olacak ve bu durum diş çürüklerine neden olabilecektir. Bebeğinizin dişi çıkıp kendi kendine yemeğe başladığında eline besinler verin. Yumuşak, olgunlaşmış, kabuksuz ve çekirdeksiz besinler bebeğinizin eline vermek için uygundur.

  Anne sütü alan bir bebeğin aylara göre ek besinlere geçişi:

 6. Ay:  Anne sütü (varsa mutlaka devam edilmelidir)

            Taze meyve suyu(elma ilk eklenebilecek meyvedir)

            Sebze suyu veya çorbası

            Yoğurt(ev yapımı)

 7. Ay:  Anne sütü (varsa mutlaka devam edilmelidir)

            Taze meyve püresi

            Sebze çorbası veya püresi

            Yumurta sarısı(ilk olarak 1/8’i, herhangi bir alerji olmadığı takdirde

   her hafta 2 katı miktarda arttırılmalıdır)

            Tahıllar(ekmek içi, pirinç vb.)

            Kıyma, küçük parça etler(kırmızı et, tavuk veya balık)

            Pekmez

 8. Ay:  Anne sütü (varsa mutlaka devam edilmelidir)

            Tam yumurta

Ezilmiş ev yemekleri

 12.Ay: Pastörize peynir

            Evde pişen tüm yemekler(aile sofrasına dahil edilmelidir)

            Pastörize/UHT süt

 * Domates, salça 7.aydan sonra kullanılabilir.

* Tuz, şeker 1 yaş öncesi verilmemelidir.

* Bal, çilek, kivi, ananas alerjik etki gösterebilen besinler olduğu için 1 yaş sonrası, kontrollü olarak verilmelidir.

* Nar gibi taneli besinler 1 yaş sonrasında başlanmalıdır.

* İlk 6 ay mutlaka anne sütü verilmelidir. 2 yaşına kadar anne sütü kullanımında sıkıntı yoktur.