Cumhuriyet Bulvarı Kalyon Apt. No:219 K:4 D:7 Gündoğdu Meydanı Alsancak / İZMİR

  • 0232 422 44 91 / 92
  • info@diettime.com.tr

  • Yorumlar
GÜN GEÇTİKÇE ARTAN KAYGILAR

Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba, artık sizlere ikizlerime kavuşmuş bir anne olarak yazıyorum. Hamilelikteki geçirdiğim süreçleri paylaşmaya devam ederek, hamilelik sonrasını da sabırsızlıkla yazmak istiyorum. Hamilelik ile birlikte artan kaygılar! "Bir bebeğe bakmak çok zorken ikisine bir nasıl bakacaksın? Peki ya işin ne olacak?" gibi insanı strese sokan ve gitgide kaygılarını arttıran yorumlar. Neden toplum olarak bu kadar olumsuz düşünüyoruz anlayamıyorum. Oysaki bu dönemde artan hormonlarımız bizi, her zamankinden daha alıngan daha kaygılı ve daha stresli yaparken yakın ya da uzak çevrenin vermiş olduğu ürkütücü tepkiler hamilelik döneminde biz kadınları korkunç etkilemektedir. Hele ki bu dönemi yaşamış olan hem cinslerimizin nasıl bu kadar gaddar yorum yaptıklarını anlamak mümkün değil. Daha ilk bebeğini bekleyen anneler için durum daha da vahim çünkü ne ile karşılaşacaklarını bilmiyorlar. Kaygı ve korkular büyüdükçe büyüyor. Yaşanması gereken mutluluk anlarını ağlama krizleri ve endişeli bakışlar alıyor.

Günümüz koşullarında iki bebeğe hem maddi hem de manevi olarak bakmanın yükü eşinize de size de stres yaratmış olabilir. Tıpkı bana da yarattığı gibi. Bununla baş etmek hamileliğiniz süresince sizi ve bebeklerinizi olumlu yönde etkileyecektir. Unutmayın ki birçok hastalığın temelinde stres yatmaktadır. Mutsuz geçirilen bir hamileliğin bebekler üzerinde ciddi zararlı etkileri olduğu yapılan araştırmalarca bilinmektedir. Öncelikle bu kaygılarla baş edebilmek için olumsuz yorumda bulunan kişileri çok konuşturmamaya çalışın. Bu sizin hayatınız sizin yapabileceklerinizle bir başkasının yapabilecekleri ya da hayattaki olaylara karşı bakış açıları aynı değildir. Endişelerinizi eşinizle paylaşın. Geleceğe dair duygunuz kaygıları eşiniz de yaşıyor ve sizi strese sokuyorsa, yakın bir arkadaş veya aileden birileri ile muhakkak konuşun içinizi dökün. Unutmayın ki konuşmak sizi ferahlatacaktır ve bakış açınızı değiştirmenize yardımcı olacaktır. Eğer sizi dinleyecek birinden fazlasına ihtiyaç duyuyorsanız siz de benim yaptığım gibi bu işin uzmanından destek alın. Bir psikiyatrist veya psikologdan kaygı ve endişeleriniz üzerine destek alabilirsiniz. İnanın bu sizi hem anneliğe hazırlayacak hem de bu dönemi daha rahat geçirmenizi sağlayacaktır.

İş yükünüzü hafifletin! Bebekler doğduğunda bunu mecburen yapacağınız için şimdiden yeni proje ve teklifleri reddetmek hamilelikte daha dingin olmanızı sağlayacak ve fazla alacağınız sorumluluklardan sizi kurtaracaktır. Günlük alacağınız ılık duşlar stersi azaltmak için birebirdir. İyi bir uyku ve beslenme düzeni de hem vücudunuzu hem de ruhunuzu rahatlatacaktır. Açken insanlar sinirli ve stresli olurlar, olaylara bakış açıları da bir o kadar olumsuz olur. Uykusuzluk ise direk sinirli olmanız için bir sebeptir. En azından bunları düzene sokun ki dışarıdan gelen stres faktörü ile baş edebilin. Araştırmalar stresle geçen hamileliklerde erken doğum riskinin daha yüksek olduğunu gösteriyor. Bu yüzden olaylara dolu tarafından bakmayı öğrenin başta ikiz hamile olmak gerçekten mucizevi bir olay bunun fakında olmak ve göbeğinize sarılıp derin bir nefes alıp onları ne kadar çok seveceğinizi düşünmek bile insanı oldukça rahatlatıyor. Kimselere aldırış etmeden her anınızı dolu dolu yaşayacağınız bir dönem geçirmenizi diliyorum.